<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898</id><updated>2012-01-14T15:39:04.521+02:00</updated><title type='text'>Hideaway</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>20</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-3279342416968935263</id><published>2007-03-13T23:57:00.000+02:00</published><updated>2007-03-13T23:58:54.020+02:00</updated><title type='text'>İki dakika...</title><content type='html'>İki dakika sonra, hiç doğmamış olmayı düşlüyor insan.. Nasıl bir boşluk? Nasıl da soğuk!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-3279342416968935263?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/3279342416968935263/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=3279342416968935263&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/3279342416968935263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/3279342416968935263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2007/03/iki-dakika.html' title='İki dakika...'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-1386650631692209310</id><published>2007-03-04T16:21:00.000+02:00</published><updated>2007-03-04T17:45:13.443+02:00</updated><title type='text'>Karanlık ve Işık</title><content type='html'>"Bir kandil yakacak olursan, gölgesini de beraberinde getirirsin..."&lt;br /&gt;                                          &lt;em&gt;Ursula K. Le Guin&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...Son bir kez daha baktı ışığa, ve "ben seçimimi yaptım" diye geçirdi içinden. Aslında haykırmak istemişti bütün gücüyle, ama boşluğun şiddetine karşı gelememişti... Sözcükler dudaklarına ulaşamadan ölmüşlerdi, ama bunu için için söylemiş olması bile birşeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/Rera9m_IGiI/AAAAAAAAADQ/u1QUwkNLfcI/s1600-h/THE.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/Rera9m_IGiI/AAAAAAAAADQ/u1QUwkNLfcI/s320/THE.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5038079885139515938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu uğraşın sonunda hayatının başladığı yerdeydi. Yola ne zaman koyulduğunu bile hatırlayamıyordu artık. Geçmiş adeta sislerin arasındaydı artık. Bu sevimsiz yolculukta hatırlaması gereken şeyler vardı elbet ama onları sislerin arasında kalmış hafızasından söküp çıkarmak ve tekrar düşünmek olanaksızdı. Çok uzun süre önce aklına gölge düşmüştü zaten. Farkında olmak istememişti belki de tüm bunların...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonsuzluğa bir adım daha yakındı artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişinin toz bulutları arasında kalmış olması, görece iyi bir durumdu da denebilir. Belki de doğanın bir kanunuydu bu ve eninde sonunda gerçekleşecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık hatırlayamadıkları yalnızca önemsiz ayrıntılardı, onun için. Uğraşmamıştı yeniden görmek için, bir ucuna gelmişti yaşamın ama zihninin uçlarına yapması gereken seyahat hep bir sonraki adıma ertelenmişti...Ve sonunda yitip gitmişti, diğer herşey gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yitip gidenler büyük bir yıkımdan veya bir kıyametten farklıydı; görünürde öyle de olsa. Çok daha derindi ve anlamlı. Arkasında milyarlarca huzursuz ruh kalmış olsa da, nasıl olsa artık bunun farkında bile değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/RerbaG_IGjI/AAAAAAAAADY/fq7ca-dmyWE/s1600-h/THEF.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/RerbaG_IGjI/AAAAAAAAADY/fq7ca-dmyWE/s320/THEF.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5038080374765787698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte, yaşamının doğduğu bahçedeydi. Değmişti herşeye, seçimini zaten çok önceden yapmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyordu... Birçok destan yazmıştı; birçok devrime şahit olmuştu; sayısız savaş görmüştü, kaldıramayacağı kadar kan... Hepsiydi bunların, aynı zamanda hiçbiri olacak şeyler yapmıştı... Herşeyin nihayete ereceğini düşündüğü yerde bunların hesabını vermek değildi  düşüncesi; seçimlerinin mükafatını almak için hırs, heyecan ve gözyaşı doluydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlığa son bir kez göz kırpmadan önce, ışığa bakıp geçmişi hatırlamayı denedi... Tek gördüğü aslında herşeyin sona erdiğiydi. Sadece sonunu gördü... Zihninde birşeylerin tetiklenmesini bekledi, olmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlığa isteksiz adımlarla yürürken; ışığa layık olmadığının farkındalığıyla ve bileklerinden akan birkaç damla kanla herşeyi anladı... Sonsuzluğa kavuşacağı bu bahçede, kendi yıkımını da hazırlamıştı. Başladığı yerde bitmişti yaşam. Sonsuz güç için verdiği mücadele, onu herşeyin başladığı o sonsuz güce içkin yere geri döndürmüştü, elinden yaşama gücünü alarak... Geriye sadece bir çığlık kalmıştı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-1386650631692209310?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/1386650631692209310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=1386650631692209310&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/1386650631692209310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/1386650631692209310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2007/03/karanlk-ve-ik.html' title='Karanlık ve Işık'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/Rera9m_IGiI/AAAAAAAAADQ/u1QUwkNLfcI/s72-c/THE.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-1092278754169230310</id><published>2007-02-25T18:26:00.000+02:00</published><updated>2007-02-25T19:43:32.653+02:00</updated><title type='text'>Bilinmeyen Bir Diyardaydık Hepimiz Ve...</title><content type='html'>... çürümüşcesine kokuyorduk. Kirlenmiştik, asosyaldik, oyuncuyduk, yazar ve çizerdik. Mimardık, mühendistik... Hatta avukattık, doktor ve hemşireydik. Hastaydık veya kendimizi hasta sanıyorduk. Rüyadaydık veya uyanıktık. Masaldaydık hatta mitteydik. Beyazperdedeydik; Hollywood'da, Bollywood'da... Figurandık bazen de başrol.Yaşıyorduk veya toprağın altında gerçek ölüm çin bekliyorduk. Canımız sıkılıyordu orası kesin! 20. yüzyılın sonlarına yetişmiştik ve 21. yüzyıl kucaklıyordu bizi artık. Milenyum türküsünün kakofonik notalarıydık ve son tahlilde çiçek gibi açıyorduk hem de "aeroglass" efektimizle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/ReHH7sPkg3I/AAAAAAAAAB4/aj2zudbzzek/s1600-h/p.sutra.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/ReHH7sPkg3I/AAAAAAAAAB4/aj2zudbzzek/s320/p.sutra.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5035525686679602034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanayileşme (devrim anlamında) ile başlayan küreselleşme olgusunun son halkasının çocukları olarak bilişim avuçlarımızdaydı. Büyük evrimin en önemli halkasının içindeyik. Ancak küresel olan arttıkça, küresel olamayanlar (veya oldurulmayan) bu güzellikleri ve göz boyayan efektleri görmek için ekran kartı ve işlemci yönünden sıkıntı çekmeye başladı. Onlara hemen yardım edildi, devletin aciz hizmetkarlarına zimmet edilerek. Sistem tıkır tıkırdı zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pencereler arasında dolaşırken bazen yavaşladık, tabi kayıt defterimiz (registry) şişmişti. Yaşamak kolay mıydı o kadar? Yazdıklarımızın, kullandıklarımızın, içtiğimiz suyun veya yediğimiz sucuğun takibi bile daha kolaydı bu düzlemde. Hayatlarımızın en güzel anlarını formatlarla kestik belki de veya tamirle iyice yavaşlamış olan şeyleri hepten çalışmaz hale getirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/ReG9ycPkgzI/AAAAAAAAABY/DtTKJC0mQj0/s1600-h/inteloutside.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5035514532649534258" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/ReG9ycPkgzI/AAAAAAAAABY/DtTKJC0mQj0/s320/inteloutside.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitgide hep olmak istemediğimiz şeye dönüşüyorduk. Nefret ettiğimizi söylediğimiz şeyleri yaparak, lafta kalıyorduk. Şuçlanamazdık... Çarklarla aynı yönde dönmesek, çarkların arasında parçalanabilirdik. Gördüğümüz mavi ekranları sadece uyurken görmüyorduk artık. Aslına bakarsak bunun nesi kötüydü değil mi? Gökyüzü bile masmaviydi (!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkındaydık, hayatımızdaki sorunları geçiştirmek için yüklediğimiz her güncelleme paketi hayatımızı daha da yavaşlatıyordu. Ama hayatın bize sundukları hiç de yavaşlıkla halledilebilecek şeyler değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinamikliğimiz ve enerjimiz, klavyenin tuşlarına akarken mutluyduk. Farkındaydık ki artık kader denen o kelimenin içi farklı şeylerle dolmuştu. İçimizde öngörüsü geniş olanlar vardı, ben de onlardan duydum... Aslında hepimiz bir programın algoritmalarıydık. En sonunda fark ettik ki, hepimiz "geçersiz işlem yürütmüştük ve kapatılacaktık."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/ReHHJsPkg1I/AAAAAAAAABo/WKaRExNq7fw/s1600-h/adolfgates.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5035524827686142802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/ReHHJsPkg1I/AAAAAAAAABo/WKaRExNq7fw/s320/adolfgates.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yavaş patlamaya başlayan işletim sistemleri, yeterince kanımız emilmiyormuş gibi, adam akıllı ve daha az maliyetle kullanamadığımız teknoloji... Devasa işlem güçleriye bir boka yaramayan kocaman bilgisayarlarımız, özgür düşüncenin arkasında (!) özgür yazılımın önünde duran "dünya polisleri", onların yalakaları oy/ ekmek peşkeşçileri ve daha kanımızı emen nice 7/24 gezen vampirler... İyi ki varsınız, siz olmasanız biz nefreti bu kadar yoğun yaşayıp, sevgiden bu kadar keyif alamazdık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-1092278754169230310?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/1092278754169230310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=1092278754169230310&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/1092278754169230310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/1092278754169230310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2007/02/bilinmeyen-bir-diyardaydk-hepimiz-ve.html' title='Bilinmeyen Bir Diyardaydık Hepimiz Ve...'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/ReHH7sPkg3I/AAAAAAAAAB4/aj2zudbzzek/s72-c/p.sutra.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-8914390333734464339</id><published>2007-02-24T03:46:00.000+02:00</published><updated>2007-02-24T04:47:50.620+02:00</updated><title type='text'>Sevgili günlük...</title><content type='html'>... birçok şey eskisi gibi değil. Yoo, merak etme... birşeyin değişeceği yok!. Hiç düşündün mü asla tamamlanmayacak bir bilimkurgu romanının son sayfaları olduğumuzu... Ben, hergün üşenmeden seni yazıyorum heryere bunun bir kısırdöngü olduğunu bilerek. Ben bunu hiç düşünmemiştim, ama artık inanıyorum. Bu roman hiç bitmeyecek ve biz de son sayfalardaki kısırdöngüden (aslında bu kabızlığın ta kendisi ama bunu uygun bulmuyorum, yoo bir ara hatırlat da sileyim şunu.) asla kurtulamayacağız ve zihnimizdeki hesaplar asla kapanmayacak; geri dönmek arzusuyla içinde yaşadığımız o anın keyifsizliğinin tadını çıkartacağız, hem de ölesiye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili günlük... Yazacaklarımı asla üstüne alınma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tesadüfle başlamıştım yaşamaya, sen ne ad verirsen ver... Bir tesadüftü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkin arkamdan omzuma dokunan o el, daha sonra ne çeşitli enerjilerle yaklaşmıştı. Yeşil çimenlerin kokusu üstünde veya gecenin palazlanan korkusunda... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce soğukkanlıydı hayat. Ne olduysa bir anda oldu ya zaten, yüzüme güldü. Kendimi bırakışım da o anda oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesurduk diyebilirsin ya da hevesliydik. Ben bunu tamamen farklı şeylerde gördüm. Hayatın vereceği bir dilim meyve için birbirimizi parçalamaya hazırdık, çoktan. Evet, bu farklı birşeydi. Hayat buydu tabi, ama farklı bir ismi vardı bu sefer! ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/Rd-m0eQBBfI/AAAAAAAAAAY/0qIL4IQHiZc/s1600-h/NNN.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/Rd-m0eQBBfI/AAAAAAAAAAY/0qIL4IQHiZc/s320/NNN.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5034926328827151858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük masal kahramanlarıydık bir yandan. Çiçekleyerek süzmüştük bakışların kokusunu ve en büyük savaşlarımızda kahramanlık türkülerimizin fısıldandığı yerlere serpmiştik; bedenin bedende hayat bulduğu, kıvrımlarının vücudun dümdüz kesildiği en tepesinde, karlı dorukların. Zor, ama bir o kadar da naif...!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyduklarımız arasında çözemediğimiz melodiler başladı hemen ardından. Bir efsane vardır, benden iyi bilirsin eminim? Babil Kulesi ismi... Baş rolünü biz mi üstlenmiştik şimdi? Yoksa, doruktan inişler hep bu kadar taşlı mıydı? Bilinen efsaneleri en baştan oynarken, bilinmeyenlerin altına imzamızı bile atamayacak kadar susamıştık huzura. Biz mi göremiyorduk, yoksa göremeyecek kadar kör müydük, bütün bu olanlar da neyin nesiydi..?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyumak gibiydi bu bir yandan. Gözleri ve geri kalanları dışarıya kapatmak gibiydi. Kozasına çekilen ipek böceği gibi değil, kış uykusuna yatan bir yılan gibiydik. Çünkü asla açmadık, uyandığımızda koskoca bir rüyanın eteklerindeydik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyin başladığı ve bittiği yerde lanetledik belki geçmişi ve geleceğin kristalli günlerine bir fısıltı tattırdık. Haklısın, bunun da ötesindeydi aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir masal mıydı bütün bunlar? Nerde ve nasıl yaşamıştık? Kaçıncı sayfasındaydık ömrün? En önemlisi de, ne kadar yol almıştık başladığımız noktadan?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-8914390333734464339?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/8914390333734464339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=8914390333734464339&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/8914390333734464339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/8914390333734464339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2007/02/sevgili-gnlk.html' title='Sevgili günlük...'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_r4baQ8oM7gU/Rd-m0eQBBfI/AAAAAAAAAAY/0qIL4IQHiZc/s72-c/NNN.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-117166275824953278</id><published>2007-02-16T23:12:00.000+02:00</published><updated>2007-02-24T15:47:21.417+02:00</updated><title type='text'>Kavuşma...</title><content type='html'>Sadece bir düşünceydi önce&lt;br /&gt;Bir kaç adımla başladı... Adımlar hızlandıkça artıyordu basınç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durmalıydı ama bir türlü başaramadı. Sonunu görmek istemişti. Bilinçli bir şekilde, kendi elleriyle olmalıydı bu. Ona göre bir onur gösterisi olacak, bizi ise tarifsiz bir trajedinin kollarına teslim edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/347024/kavus3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/573948/kavus3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...önce sadece ucuyla ufak bir gezinti. Sonra bir damla kan çıkar yerinden. Balon gibi olur durduğu yerde, yerçekimi onu etkisine alana kadar. Dans ederek dirseğe kadar süzülen bir damla... Huzurlu yolculuğu buraya kadardır. Sonra yaban topraklarda alır soluğu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz daha derine gider ucu. Artık bir yol oluşmuştur dirseğe doğru. Birbirine kenetlenmiş damlalar korku ve üzüntüyle akar. Yüzünde ise bunu anlayamayacak kadar bıkkın bir ifade. Birinci yolu; ikinci, üçüncü, dördüncü ve dahası izler. Artık ucunu bile hissetmşyorsundur. Nerdeyse tamamı. Demir artık rengini kaybetmiş, düşmek istemeyen damlaların yuvası olmuştur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/412995/kavus1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151237/kavus1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakışlar daha donuktur, zihin biraz daha boş. Düşünce farklı manzaralara döner. Gözlerin baktığı, gözlerin gördüğü değildir artık. Aşağılarda çok daha aciz manzaralara yenik düşerken beden, düşünce çoktan kavuşmuştur hayalini kurduğu şeylere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalp atışını yavaşlatmıştır. Yoo, ondan değil. Tamamen kırık olduğunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damlalar artık daha kalabalıktır. Korkuyla kaçışmaktadırlar yalnızlıklarına, terk edilmişliklerine, ölümlerine.... Biraz daha derine... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, artık durduramazsın... Duyamazsın buraya kadar bahsettiklerimi. Sen bile değilsindir artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/167331/kavus.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/173845/kavus.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi yarattığın deliğinden akıp gitmişsindir karanlığa. Bulduğun belki bulmayı istediğin; belki de düşünemeyeceğin kadar farklı birşeydir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niyahetinde ermişsindir kendine... Kendinde açıp deştiğin ve dışarıya akıttığın herşey sensindir ve sana aittir. Tıpkı bunun gibi. Evet akan senin yazdıklarındır belki. Belki de yazmaya korktukların... Evet, korku... Bir sonraki bu olmalı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine varolanı görememiş tüm ahmaklara...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-117166275824953278?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/117166275824953278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=117166275824953278&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/117166275824953278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/117166275824953278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2007/02/kavuma.html' title='Kavuşma...'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-117104959999417040</id><published>2007-02-09T20:29:00.000+02:00</published><updated>2007-02-09T21:54:56.900+02:00</updated><title type='text'>Pan'ın Labirenti</title><content type='html'>Bazı filmler vardır... Sinema salonundan çıkarsınız veya evinizde izlemişsinizdir ve arkanıza bir yaslanırsınız, boğazınızda bir yumru oluşur... Ağlamaksa değil, hayal kırıklığıysa değil, mutluluk veya keder de değil. Belki bunların hepsi birden... Belki de hiçbiri... Ama o yumru uzun bir süre orada öylece kalır. Aklınız kalmıştır bir kere. O durumda sinemadan çıkıp eve gitmek hem tehlikeli hem sıkıcıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu satırları yazarken, içimden dua ediyorum. İyi ki bu film henüz Türkiye'de gösterime girmedi ve iyi ki ben bu filmi güvenli evimde izledim. Yoksa şu an bir dolmuşun altında kalmış olma ihtimalim çok yüksekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/906770/laberinto1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/491887/laberinto1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El Laberinto Del Fauno (Pan'ın Labirenti); Meksikalı Guillermo Del Toro'nun dokuzuncu yönetmenlik denemesi. Aynı zamanda senaryo ve hikaye de Del Toro'ya ait. Daha önce Cronos ve Mimic gibi ses getiren başarılı filmlerin yanında Blade 2 ve Hellboy ile de kamera arkasında görmüştük kendisini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film 1944 yılında faşist İspanya döneminde geçiyor. Ormandaki direnişçilere karşı büyük kıyımlar yapan bir faşist subaydan hamile kalmış ve onunla evlenmiş annesiyle beraber o subayın yanına taşınan bir kız çocuğunun hikayesi, Pan'ın Labirenti. Bir çok acıdan Shyamalan'ın Sudaki Kızına benzetilecek ama ondan çok daha girift ve çarpıcı bir beyazperde masalı. Hayal ve gerçeğin sık sık birbirine karıştığı ve hatta el ele ilerledikleri; büyük resme bakınca da çarpıcı bir trajedi var karşınızda.   &lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/169706/laberinto2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/598472/laberinto2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük kız Ofelia rolünde Ivana Baquero, hamile anne Carmen rolünde Ariadna Gil, Yüzbaşı rolünde  Sergi López ve Mercedes rolünde Alfonso Cuaron'un Y Tu Mama Tambien filminden akıllarda kalan Maribel Verdú'nun alkışa değer bir performans sundukları film, bay Del Toro'nun diğer filmlerinden de bir takım izler taşıyor denebilir. Özellikle Guillermo Fel Toro'nun şiddet içerikli sahneler kullanımındaki başarısı, bir beyazperde masalıyla birleşince ortaya gerçekten görülmeye değer bir görsel kakofoni çıkıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinematografi açısından Del Toro zaten kendini çoktan ispatlamış bir yönetmen, aynı başarıyı senaryo ve kurgunun filme yedirilmesinde de yakalayacak gibi. Yapım aşamasında bir başka Meksikalı yönetmen ve yapımcı Alfonso Cuaron'dan, kurgu aşamasından da bir diğer ünlü Meksikalı Alejandro Gonzalez Inarritu'dan yardım aldığını belirten Del Toro, Blade 2 ve Hellboy ile çizgi roman sinematografisindeki başarısını, daha masalsı ama aynı zamanda da dinamik ve şiddetli kamera kullanımlarında da göstermiş. Zaman zaman kanlı ve şiddetli sahnelerle seyirci zorlansa da, ekrana yansıyan bundan çok daha derin bir dram ve fanteziden ötesi, modern zamanların çarpıcı bir masalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/14578/laberinto3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/716768/laberinto3.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında filmle ilgili söylenecek ve yazılacak daha çok paragraf var. Ancak bunların hiçbiri filme dair etkili bir izlenim yaratamayacaktır. Pan'ın Labirenti, girift ve o derece süprizli hikayesi, destansı final sahnesi ve enfes müziğiyle defalarca izlenmeyi hak eden bir sinema şaheseri olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pan'ın Labirenti, en iyi sinematografi, en iyi sanat yönetmenliği, en iyi makyaj, en iyi orjinal müzik, en iyi yabancı film ve en iyi senaryo dallarında Oskar'a aday. Bunun yanında, Goya da dahil olmak üzere 22 ödül ve 43 adaylıkla katıldığı festivallerde iz bırakmış bir yapım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/724960/laberinto4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/399564/laberinto4.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006'nın en iyi filmlerini hazırlarken, henüz bu filmi izleme fırsatım olmamıştı. Listeyi güncellemem gerekse bu filmi hiç düşünmeden ikinci sıraya koyabilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmle beraber, benim Robert Rodriguez ile beraber beyazperdede çizgi roman sinematografisini en şık kullanan yönetmen olarak kabul ettiğim Guillermo Del Toro'yu kalbimin özel bir köşesine sakladım. Önümüzde, Hellboy 2'de sonra, &lt;em&gt;3993&lt;/em&gt; isimli yine dramatik, fantastik ve olabildiğince trajik bir projesi bulunan del Toro, anlaşılan o ki; "bir Hollywood filmi, bir İspanyolca film" stratejisini sürdürecek ve biz de Meksikalı yönetmenlere olan hayranlığımızı hiç kaybetmeyeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim-ki Duk'un Shi-gan'ından sonra, El Laberinto Del Fauno (Pan'ın Labirenti), bence, 2006'nın en görülmeye değer filmi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğazınıza yapışacak sıkı bir yumruk acısı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-117104959999417040?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/117104959999417040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=117104959999417040&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/117104959999417040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/117104959999417040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2007/02/pann-labirenti.html' title='Pan&apos;ın Labirenti'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-116753475839123512</id><published>2006-12-31T04:48:00.000+02:00</published><updated>2006-12-31T05:17:43.730+02:00</updated><title type='text'>2006'nın En İyileri: Bölüm 2</title><content type='html'>Bla bla bla... 2006'nın en iyi oyunları yolda demiştim. Bu sene boyunca oynamaktan bıkmadığım; beni esir alan; iz bırakan oyunlar nelerdi. bir çoğunuzun da bana katılacağınızı biliyorum. Liste uzamasın diye konsol oyunlarını dışarda bıraktım. Zaten, henüz yeni nesil bir konsola sahip değilim. Ancak bir adet özel ödül vereceğim. O da süpriz olsun en sonda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aksiyon/FPS&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tom Clancy's Ghost Recon Advanced Warfighter &lt;em&gt;(Ubisoft)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rol Yapma Oyunu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Neverwinter Nights 2 &lt;em&gt;(obsidian Entertainment)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Simülasyon&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Microsoft Flight Simulator X &lt;em&gt;(Microsoft Game Studios)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Macera&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Call of Cthulhu: Dark Corners of Earth &lt;em&gt;(Headfirst Producitons)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yarış/Spor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;FIA GTR 2 &lt;em&gt;(Simbin)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sıra Tabanlı Strateji&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sword of the Stars &lt;em&gt;(Kerberos)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gerçek Zamanlı Strateji&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Company of Heroes &lt;em&gt;(Relic)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Grafik&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tom Clancy's Ghost Recon Advanced Warfighter &lt;em&gt;(Ubisoft)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Ses&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Company of Heroes &lt;em&gt;(Relic)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Senaryo&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Neverwinter Nights 2 &lt;em&gt;(obsidian Entertainment)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Atmosfer&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tom Clancy's Ghost Recon Advanced Warfighter &lt;em&gt;(Ubisoft)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Kurgu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Company of Heroes &lt;em&gt;(Relic)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Multiplay&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Company of Heroes &lt;em&gt;(Relic)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Özgün Müzik&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Elder Scrolls IV: Oblivion &lt;em&gt;(Bethesda Softworks)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Lisanslı Müzik&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Marc Ecko’s Getting Up &lt;em&gt;(The Collective)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi Bölüm&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Call of Cthulhu: Dark Corners of Earth Otelden Kaçış (Hotel Escape)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;En İyi 10 PC Oyunu&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1- Tom Clancy's Ghost Recon Advanced Warfighter &lt;em&gt;(Ubisoft)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;2- Company of Heroes &lt;em&gt;(Relic)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;3- Microsoft Flight Simulator X &lt;em&gt;(Microsoft Game Studios)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;4- Tom Clancy's Splinter Cell Double Agent &lt;em&gt;(Ubisoft)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;5- FIA GTR 2 &lt;em&gt;(Simbin)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;6- Neverwinter Nights 2 &lt;em&gt;(obsidian Entertainment)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;7- Call of Cthulhu: Dark Corners of Earth &lt;em&gt;(Headfirst Producitons)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;8- Half Life 2: Episode 1&lt;br /&gt;9- Sword of the Stars &lt;em&gt;(Kerberos)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;10- Medieval II: Total War &lt;em&gt;(Creative Assembly)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özel Ödül&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Okami &lt;em&gt;(PS2/ Clover Studio/ Macera)&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-116753475839123512?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/116753475839123512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=116753475839123512&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116753475839123512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116753475839123512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/12/2006nn-en-iyileri-blm-2.html' title='2006&apos;nın En İyileri: Bölüm 2'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-116753298930942813</id><published>2006-12-31T04:07:00.000+02:00</published><updated>2006-12-31T04:46:04.026+02:00</updated><title type='text'>2006'nın En İyileri: Bölüm 1</title><content type='html'>Bir yılı daha bitiriyoruz. Hayatımızıdan bir yıl daha mı geçiyor? Yoksa bu geçen bir yıl biraz daha mı olgunlaştırdı bizi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ya da böyle bir yıl daha bitti işte. Bugün 2006 yılı ölüyor. 2007 yeni bir umut olsun tüm yaşayanlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geleneğe uymak istedim. Geride bırakacağımız bu yılın iz bırakanları neler? Fazla uzun tutmak amacında değilim. Maksat; eş dost baksın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte 2006'nın bende iz bırakan 10 filmi! (En iyi oyunları da yolda...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Shi gan (Time)- &lt;em&gt;Kim Ki Duk&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/571021/shi%20gan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/171054/shi%20gan.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Children of Men- &lt;em&gt;Alfonso Cuaron&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;3- Babel- &lt;em&gt;Alejandro Gonzales Inarritu&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;4- Inside Man- &lt;em&gt;Spike Lee&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;5- Volver- &lt;em&gt;Pedro Almadovar&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;6- The Wind That Shakes Barley- &lt;em&gt;Ken Loach&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;7- Cenneti Beklerken- &lt;em&gt;Derviş Zaim&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;8- Little Miss Sunshine- &lt;em&gt;Jonathan Dayton&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;9- The Queen- &lt;em&gt;Stephan Frears&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;10- Gweomul (The Host)- &lt;em&gt;Joon-ho Bong&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hersene sinema endüstrisinin bizlere sunduklarında her anlamda bir düşüş olduğu bir gerçek. Buna rağmen; Kim-ki Duk'a beyinlerimize yaptığı estetik ameliyat için teşekkür etmek istiyorum. Kimbilir belki bir gün yazılarımı Korece olarak da görebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-116753298930942813?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/116753298930942813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=116753298930942813&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116753298930942813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116753298930942813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/12/2006nn-en-iyileri-blm-1.html' title='2006&apos;nın En İyileri: Bölüm 1'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-116559368193353683</id><published>2006-12-08T17:13:00.000+02:00</published><updated>2006-12-08T18:03:39.120+02:00</updated><title type='text'>Ki</title><content type='html'>Hiç düşündünüz mü bu akıl almaz devinimi? Cevapları bulmak için değil; ona saygımızı sunmak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/136223/ibahar.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/337274/ibahar.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;... ve hayretle görürsünüz; yaşamı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki biz neden tadına varamadık. Engellendik mi; göstermediler mi; yoksa oralı mı değildik, aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akan suyun sesini duymadık mı; esen rüzgar saçlarımızı savurmadı mı? Neden kaçtık biz. Neydi bizim gözlerimizi bağlayan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur doğayı yıkarken biz neden koştuk?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/208920/yaz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/623573/yaz.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden güzel şeyleri paylaştık da; diğerlerinin olumsuzluklarını hissetmedik? Üzüntüden kaçıp; kandırmak, kandırılımaktı belki de istediğimiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşten kurumuş toprağa bir yudum su; ağlayan çocuğa bir küçük öpücük; aşka bir parça fısıltı... İnanmadık buna; belki de farkında değildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/568767/sbahar.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/410147/sbahar.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sararmış yaprakların üzerinden geçerken düşünmedik. Serin ve ıslak bir gece yarısı bomboş sokakta parlayan gözlerle bize bakan o minik kediyi görmezden mi geldik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur evlerimizi alıp götürürken; neden onu rahatsız ettiğimizi anlamadık. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sisin ötesindekiyle değil; burnumuzun ucuyla ilgilendik. Kırmızı bir şafağın ardındakiler yitip gitti aklımızdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/1600/149245/k%3F%3F%3F%3F.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/783604/k%3F%3F%3F%3F.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Engin ve serin sulardaki minik balık olamadık. Durmadan konuştuk; dinlemek yerine.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki farkında mıydık bunların? Hala değiliz. Bu satırları yazarken ben bile değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hareket eden herşeye...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-116559368193353683?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/116559368193353683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=116559368193353683&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116559368193353683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116559368193353683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/12/ki.html' title='Ki'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-116388342978018670</id><published>2006-11-18T22:47:00.000+02:00</published><updated>2006-11-18T22:58:57.103+02:00</updated><title type='text'>Bu Bir Rüya mı!?</title><content type='html'>Kimse göremiyordu onun gördüklerini. Göstermek istedi son bir nefes; son bir umutla... "Kimse göremiyor mu?" diye seslendi; hala tütmekte olan dumanın içinden geçti sözcükler ve acıyla kafası karışmış oksijene hayat verdi son bir çabayla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/f1.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/f1.1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne uğruna çabalamıştı? Artık hatırlayacak durumda değildi ya. Elinden gelen tek ve en mantıklı şey başka bir kelime için ağzını açmamak oldu. Gözleri sulanmış ve kısılmıştı. Şimdi karşısında gri bir metal değil; doğanın her rengini içinde barındıran ağaçlar, 7 renkli gökküuşakları ve hatta gökkuşağının sonundaki altınları aramaya giden bir avuç dolusu çocuk görüyordu. Güle oynaya koşuşturuyorlardı? "Ala" diye geçirdi içinden. "Ala"&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Sonra soluk renkli bir manzaraya takıldı bilinci. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/f2.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/f2.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kokusunu alabiliyordu uçuşan yaprakların. &lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Hissettiğinin pişmanlık mı yoksa bir şeyi başarmış olmanın verdiği garip burukluk mu olduğunu kavramaya çalışıyordu. Ama emindi... Gözleri kapalı da olsa farkındaydı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/q1.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/q1.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu karşılayanları görmezden geldi. Sükunet ve huzurla uzuuuun bir süre öylece duracağı yere yöneldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havada asılı duran renklere son bir kez baktı. Sulanmış gözlerini artık hissetmediği elleriyle sildi. Uzandı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...Gözlerini tekrar araladığında ortalığın ana baba günü olduğunu; tatlı bir telaşla bir oraya bir buraya koşuşturan silüeteri gördü. Güneşin doğmuş olabileceğini düşünerek ve henüz dinlenememiş olduğunu fark ederek doğruldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/kahlo-universe.2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/kahlo-universe.2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana, size, ona... tüm insanoğluna!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-116388342978018670?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/116388342978018670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=116388342978018670&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116388342978018670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116388342978018670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/11/bu-bir-rya-m_18.html' title='Bu Bir Rüya mı!?'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-116376978286560727</id><published>2006-11-17T13:51:00.000+02:00</published><updated>2006-11-17T15:39:49.950+02:00</updated><title type='text'>Uyu</title><content type='html'>Bu aralar depresif olduğun kesin&lt;br /&gt;Alışılmışın dışında; alışılmadık da değil&lt;br /&gt;Senin olduğuna inanmadığım gözler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/adams.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/adams.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sevgiyle ilgili değil&lt;br /&gt;Kendimle kurduğum bir hikaye&lt;br /&gt;Aynı bütünün parçaları olmakla ilgili bir şey, bu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esen rüzgarın sarsdığı dallardan biri olmakla ilgili&lt;br /&gt;Bir programdaki 1'ler ve 0'lardan biri olmak gibi&lt;br /&gt;Toprağın kokusundan bir parça koparmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamak için yaşamı içine çekmek&lt;br /&gt;Bir parça çiçeği koklamak&lt;br /&gt;Sonsuzluğu hissetmek evrendeki&lt;br /&gt;Sonsuz güçsüzlüğünle farkına varmak çaresizliğin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/hele.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/hele.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...Ölüm karşısında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatı, sahip olduklarını, kendisini...&lt;br /&gt;       ... yaşamın, evrenin, sevginin ve sonsuz yaratıcılığın üzerinde görenlere!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-116376978286560727?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/116376978286560727/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=116376978286560727&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116376978286560727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116376978286560727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/11/uyu.html' title='Uyu'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-116370914343447179</id><published>2006-11-16T21:57:00.000+02:00</published><updated>2006-11-17T13:50:30.063+02:00</updated><title type='text'>İki resim arasındaki 7 fark...(2)</title><content type='html'>... ve sonunda dile geldi kadın. Yağmuru soludu son bir kez. Sokak bomboştu sarf ettiği kelimelerin tam aksine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/ae.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/ae.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve ona dönerek son bir kez şu sözcükleri fısıldadı. O kadar yavaş fısıldamıştı ki rüzgar bile durdu; bu kadar düşük bir frekans karşısında kararsızlaşmıştı belli ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fısıltı adama bir çok şey ifade etmişti. Sevgi, düşler, intikam, hayat hakkında alabildiğine anlam yüklüydü ona göre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hikaye hayatlarının bir kesitiydi sadece. Sadece bu kesit tesadüfi olarak çok kilit bir ana denk gelmişti ve öylesine talihsiz bir durumdu ki bu; kilit olduğu kadar aynı zamanda da çok kısa sürecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/loow.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/loow.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt; Adam bu kelimeler üzerine doğrulamadı bile. Yapabildiği tek şey adlığı derin nefes ile içine çekebildiği kadar yaşam, özgürlük ve temiz hava çekmek oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar çok şey anlatan sözcük neydi ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek trajik ve bir o kadar da dokunaklı biçimde adamın hayatı boyunca yapmayı ihmal ettiği bir şeydi. Boğazından geçen soğukluğu hissetmedi bile. Aldığı deriiin nefes ve duyduğu son fısıltı ile hayatın serin derinliğine gömüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanları sevmeyi unutan, onlara sevgilerini dile getirmekten utanan ve şu iki kelimeyi sarf etmekten çekinenlere... " Seni seviyorum " &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşlerin her anına ilham veren sevgiye teşekkürler!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-116370914343447179?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/116370914343447179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=116370914343447179&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116370914343447179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116370914343447179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/11/iki-resim-arasndaki-7-fark2.html' title='İki resim arasındaki 7 fark...(2)'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-116100098602586743</id><published>2006-10-16T15:09:00.000+03:00</published><updated>2006-10-16T15:16:37.063+03:00</updated><title type='text'>Farklı bir yaşam...</title><content type='html'>Uzun süredir kendimle başbaşa kalamıyorum. İşte kendimle son başbaşa kalışım Company of Heroes beta demoyu oynadığım zamandı. E oyunun tam sürümü çıkınca bitirmedim mi? Pek tabii, yaladım ve hatta yuttum oyunu ama artık, ben eski ben miydim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 aydır yoğun bir çalışma temposundayım. Artık benim için evin kapısından girmenin anlamı bile tamamen değişti. Farklı bir boyuta adım atnış gibiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her dönemin getirileri oluyor; götürdüklerine takılmamak en iyisi sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yakında yine kendimle olabileceğim bu "saklanma yeri"me sığınabileceğim. Azıcık da olsa.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-116100098602586743?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/116100098602586743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=116100098602586743&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116100098602586743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/116100098602586743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/10/farkl-bir-yaam.html' title='Farklı bir yaşam...'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-115636689437989324</id><published>2006-08-23T23:42:00.000+03:00</published><updated>2006-08-24T01:27:25.396+03:00</updated><title type='text'>Company of Heroes: Yine mi 2. Dünya Savaşı?</title><content type='html'>Biz 2. dünya savaşından bööğk dedikçe; firmalar 2. dünya savaşı oyunları yapmaya ve bu kara zamanları sömürmeye devam ediyorlar. FPSler (first person shooter), gerçek zamanlı stratejiler, sıra tabanlı stratejiler.2 DS konusunda bu tarzlarda bir dolu oyun var... Sanırım bu alandaki en büyük eksik, sıkı birer adventure ve RYO (rol yapma oyunu). Onların da yakında suyu çıkmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Relic'in yapımcılığını üstlendiği Company of Heroes da bir gerçek zamanlı strateji oyunu. 2. dünya savaşında geçiyor. Henüz beto demosu yayınlandı. Çektik, baktık. Bir tutorial ve iki de tek kişilik görevden oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/cohh.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/cohh.1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öncelikle sistem gereksinimleri biraz yüksek. En azından 1gb Ram ve 128mb lık bir 6600gt gerekiyor. Tabi sağlam da bir işlemci. ( girmeyelim donanım olayına :) ) Ben 7600gt ekran kartımla ne var ne yoksa herşeyi açtım. Performans gayet iyiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grafikler oldukça iyi. Bunun beta olduğunu düşünürsek; bazı ufak hataların giderilebileceğini ve grafiklerin biraz daha geliştirilebileceğini söyleyebiliriz. Parçacık efektleri çok iyi. Özellikle sudaki yansımalar ve etrafın hasar alması çok hoş. Ayrıca oyun, Havok fizik motorunun tüm nimetlerinden de faydalanmış. Sanırım "ragdoll"vari ölümlerin olduğu bir strateji oyunu görmemiştik. sesler de oldukça doyurucu. Karakter seslendirmeleri de gerçekçi. Ancak bir savaş meydanında daha fazla küfür duymalıyız, kesinlikle. Belki yapımcı abiler blogumu okur ve oyunun tam sürümüne bolca küfür eklerler. Gerçekçiliği ve savaşın rahatsızlık verici havasını artırır. Sıradan bir hayvanat bahçesini gezerken bile ağız dolusu küfürler eden amerikan ve avrupa insanları oyunlarına neden bu kadar az küfür koyarlar anlayabilmiş değilim hala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demodaki Omaha Beach görevi oldukça ilgi çekici. Açılıştaki video etkileyici daha sonra video başa dönüyor ve siz "tekrar etmeye başladı" derken anlıyorsunuz ki; bunlar oyun içi grafikler. Görüntü ve seslere diyecek bir şeyim yok ancak DDay'in ve Omaha sahili'nin cehhenem havası çok şiddetli bir biçimde verilememiş gibi geldi bana. Bu bir his belki de sanki çok güzel bir yemeğin tuzu eksik gibi. Ancak grafikler ve ortam oldukça inandırıcı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/coh1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/coh1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öldürücü bir yorum yapmak için erken. Oyun yıl sonu çıkıyor. Biz de bekliyoruz. &lt;br /&gt;Umudumuz sıradanlıktan sıyrılmış, heyecanlı ve gerçekçi bir oyun olması. bunun izlerini demoda görüyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-115636689437989324?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/115636689437989324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=115636689437989324&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115636689437989324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115636689437989324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/08/company-of-heroes-yine-mi-2-dnya-sava.html' title='Company of Heroes: Yine mi 2. Dünya Savaşı?'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-115620031765683278</id><published>2006-08-22T00:35:00.000+03:00</published><updated>2006-08-22T02:03:53.056+03:00</updated><title type='text'>Sessiz Tepe</title><content type='html'>Bu blogu hazırlamaya başlamadan önce kendi kendime sölyediğim şey kesinlikle film eleştrisi veya tanıtımı yapmayacak olmamdı. Çünkü, entelektüel birikimlerini sıradan insanların beğenilerinin üstünde gören; işkembeden sallamacı alt metin avcısı eleştirmenlere benzemek değil amacım. Bana sorulursa beğenimi dile getiririm. Ancak yakın zamana kadar yapılan oyun çevrimi filmlerin hepsinin birer fiyasko olması nedeniyle bu filmi paylaşmak istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/sh.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/sh.1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konami'nin ödüllü korku oyunu serisinin geçtiğimiz günlerde vizyona giren aynı isme sahip filmi Silent Hill; bu konu hakkımdaki düşüncemi biraz değiştirdi. Öncelikle bunun nedeni bir oyun filmi olması. Genel kanıya göre, bu da demek oluyor ki; bu filmden uzak durulmalı. Ama öyle değil işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmimizi, "Kurtların Kardeşliği" filminden de tanıdığımız Fransız yönetmen Christopher Gans çekmiş. Zaten filmin ilk sahneleriyle beraber çok başarılı bir yönetmenlik kokusu almaya başlıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film, uçurumun kenarında sanrılar gören ve Silent Hill adını sayıklayan küçük bir kızın görüntüsü ile açılıyor. Kızın evlat edinildiğini öğreniyoruz. Film; annenin, bu sorunu çözmek için, babanın karşı çıkmalarına rağmen, kızını sayıkladığı "Silent Hill" denen madenci kasabasına götürmesiyle devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin daha çok Silent Hill'in 4. ve en son çıkan oyunu "The Room'dan" alındığı söylense de; ben bütün oyunlardan bazı izler buldum filmde. Öncelikle yönetmen Gans, Silent Hill kasabasını filme çok iyi aktarmış. Kullandığı renkler ve çekim açıları oyunu oynuyormuşsunuz hissini veriyor zaman zaman ve bu açından oldukça başarılı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle filmin son sahneleri çok çarpıcı. Fakat oyundan bağımsız düşünüldüğünde genel olarak çok sıradan gelebilecek öğelere de sahip bir film Silent Hill. Bunun yanında bir başka olumsuz denebilecek nokra ise, oyunlarla doğru orantılı olarak, Silent Hill'in gizemini çözecek malzeme yine es geçilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/sh2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/sh2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunculuğa gelirsek; bir oyun filminde görebileceğimizin ve bu güne kadar gördüklerimizin çok üzerinde olduğunu söylemem gerekir. Sean Bean ve Radha Mitchell gibi iki yıldızın yanında minik oyuncu Jodelle Forland da göz dolduruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak; oyundan çevrilme bir film olduğunu düşünürsek bugüne kadar gördüklerimizden farklı olarak oyunun kalitesine oldukça yaklaşmış diyebiliriz. Fakat oyundan bağımsız olarak düşündüğümüzde; bu haliyle bile vasat bir film ve çok fazla yenilik barındırmıyor. Christopher Gans elinden gelenin en iyisini yapmış ama bazı Hollywood klişelerini de ihmal edememiş ne yazık ki. Ancak korku öğelerinin yanında dram öğelerinin de baskın olması filmi benzer Hollywood saçmalıklarından ayırıyor ve kesinlikle ilgiyi hak eden bir yere taşıyor. Dezavantajlarına rağmen, oyunu bilmeyen birisi bu filmden, herhangi bir vasat Hollywood yapımına nazaran daha fazla keyif alacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlemeden kararınızı vermeyin ve bence bu oyun çevrimine bir şans tanıyın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-115620031765683278?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/115620031765683278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=115620031765683278&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115620031765683278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115620031765683278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/08/sessiz-tepe.html' title='Sessiz Tepe'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-115601982870366570</id><published>2006-08-19T22:58:00.000+03:00</published><updated>2006-08-19T23:38:57.280+03:00</updated><title type='text'>İki resim arasındaki 7 fark...</title><content type='html'>Dedem (nur içinde yatsın) Kore savaşına giden Türk Barış Gücündeki subaylardan biriydi.&lt;br /&gt;2002 Dünya Kupası'nda sürekli aynı şeyi tekrarlıyordu... G.Kore maçlarını kaçırmazdı ve ordaki tüm futbolcuların torunu olduğunu iddia ederdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/bitterrr.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/bitterrr.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derdi ki; &lt;br /&gt;- Bunlar hep benim torunlar. Bak keratalara nasıl da oynuyorlar.&lt;br /&gt;Güldürürdü bizi. Şimdi inanıyorum ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/hwal.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/hwal.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyuyorum sesini gerilmiş yayın.&lt;br /&gt;Anlıyorum şimdi her zamankinden çok yaşamı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedir bizi bağlayan hayata sımsıkı&lt;br /&gt;Yaptığımız seçimler mi&lt;br /&gt;Yoksa gerilmiş telden çıkan o ses mi bizi sevgiye inandırmış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık eminim ki bir yanılsama bütün bu serüven&lt;br /&gt;Tutunuyorum dallarına ölümün &lt;br /&gt;Hiç inanmadığım kadar yalan söylüyorum kendime&lt;br /&gt;Yaşamayı sevmiyorum diye&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-115601982870366570?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/115601982870366570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=115601982870366570&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115601982870366570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115601982870366570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/08/iki-resim-arasndaki-7-fark.html' title='İki resim arasındaki 7 fark...'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-115580641629049579</id><published>2006-08-17T12:04:00.000+03:00</published><updated>2006-08-17T13:01:05.623+03:00</updated><title type='text'>Soğukta ağzından duman çıkan kahraman...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/cnkur.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/cnkur.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sırtında piyano çalan bir maymun ve piyanonun üstünde durmadan elimi yakan mumlar. İşte bu kadar eskiye dayanıyor dostluğumuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok, Brian Molko değil yanımdaki. Ben ona kısaca Cenk diyorum. En yakın arkadaşları; Malkovich ve Tom. Geceleri boş ve ıslak sokaklarda elinde kör bir kılıç ile dolaşmayı ve sabaha karşı limana inerek; bu, en yakın arkadaşlarıyla şehri geri kazanmayı seviyor. Bu, karakterlerime isim bulamama konusundaki genel yeteneksizliğimin bir ürünü mü hala bilmiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım Cenk'i kendimden daha iyi tanımam ve onu çok sevmemin nedeni de bu. Benim yarattığım bir karakterdi o, ve hayatım boyunca bütün oyunlarımda baş rolü benimle paylaştı. Sanırım ben de onun için aynı şeyi ifade ediyorum. Yani umarım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-115580641629049579?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/115580641629049579/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=115580641629049579&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115580641629049579'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115580641629049579'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/08/soukta-azndan-duman-kan-kahraman.html' title='Soğukta ağzından duman çıkan kahraman...'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-115580291713168569</id><published>2006-08-17T10:35:00.000+03:00</published><updated>2006-08-17T11:29:42.446+03:00</updated><title type='text'>Acı Tatlı Hayat</title><content type='html'>Güzel bir bahar günü...&lt;br /&gt;...bir öğrenci, esen rüzgarda dans eden ağaca birkaç defa bakıp ustasına sordu:&lt;br /&gt;"Dallar mı hareket ediyor usta, yoksa hareket eden rüzgar mı?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrencisinin nereyi gösterdiğine bile bakmayan usta gülümsedi...&lt;br /&gt;...ve şöyle söyledi:&lt;br /&gt;"Hareket eden ne dallar ne de rüzgar. Hareket eden kalbin ve aklındır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/bitter1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/bitter1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geç bir sonbahar gecesi öğrenci ağlayarak uyandı. Ustası sordu öğrencisine:&lt;br /&gt;- "Kabus mu gördün?&lt;br /&gt;- Hayır.&lt;br /&gt;- Üzücü bir rüya mı gördün?"&lt;br /&gt;"Hayır." dedi öğrencisi. "Tatlı bir rüya gördüm."&lt;br /&gt;- "O halde neden böyle üzgünce ağlıyorsun?"&lt;br /&gt;Öğrenci gözyaşlarını silerken sessizce cevapladı:&lt;br /&gt;- "Çünkü gördüğüm rüya gerçek olamayacak."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Ji- Woon Kim'e teşekkürler)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/bitter.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/bitter.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Elimizden birçok güzelliğin kayıp gittiğini görüyoruz, zaman zaman. Fakat farkına varıyoruz ki (ya da göremeyecek kadar körüz) yaşam bizim için bir çok süprizi sunmaya hazır; bir çok güzelliğe içkin. &lt;br /&gt; Neden kaybettiklerimizi kazandıklarımızda arıyoruz ki. Neden her üzüntüden, her yıkımdan sonra bir çıkar yol bulma telaşı. Neden acılar her zaman güzellikleri eziyor ve biz soluduğumuz havanın tadına varamıyoruz. Neden nefret aşktan güçlü geliyor; bire çırpıda sevgiler soluveriyor. &lt;br /&gt; Güzelliklere ulaşabilmek için, çok fazla fedakarlıkta bulunmamız gereken bir ilüzyonun içindeyiz. Ustanın da söylediği gibi; bütün bunlar karşısında, "hareket eden kalbimiz ve aklımız". Ağaç da biziz, rüzgar da...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-115580291713168569?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/115580291713168569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=115580291713168569&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115580291713168569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115580291713168569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/08/ac-tatl-hayat.html' title='Acı Tatlı Hayat'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-115576622560287875</id><published>2006-08-16T23:51:00.000+03:00</published><updated>2006-08-17T01:28:12.296+03:00</updated><title type='text'>Dışardan gelen garip sesler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/tvyikimacti.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/tvyikimacti.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde arka arkaya izlediğim korku ve gerilim temalı filmler yüzünden gece saat 12 ve sabaha karşı 5 arası tuvalete gidememeye başladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-PC başında otururken; ilkokul fotoğrafınızın bulunduğu çerçeve arkanızdaki kitaplıktan durup dururken yere düşse, aaaaw diye bağırıp mutfağa koşarmıydınız. &lt;br /&gt;+!!??&lt;br /&gt;-Yok canım, ben de koşmadım zaten. Sadece sordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada yukardaki resimde kendi kendine açılan TVmi kapamaya giderken görülüyorum. Bu resmi kimin çektiği ve bilgisayarıma kimin kaydettiği ise hala meçhul. (aman allahım)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-115576622560287875?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/115576622560287875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=115576622560287875&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115576622560287875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115576622560287875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/08/dardan-gelen-garip-sesler.html' title='Dışardan gelen garip sesler...'/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-32801898.post-115573879604491914</id><published>2006-08-16T17:06:00.000+03:00</published><updated>2006-08-16T20:47:08.073+03:00</updated><title type='text'>-Blog olayı nerden çıktı aaabi? - Özendim be kardeşimm!! :(</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/1600/muratveben.1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1260/3591/320/muratveben.1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl: 2003... Yer: Bornova'da giriş katı; bahçesinde can çekişen pireli köpeklerin olduğu şirin bir ev.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım son bir kaç yılda en çok özlediğim sahnelerden biri.&lt;br /&gt;4 yılımı beraber geçirdiğim müthiş insan, ev arkadaşım Murat yanımda. (diri vücutlu fötr şapkalı) Nice rezilliklerime şahit olmuş ( :D )Usta Yodam. Resimi çeken ise ultra komik insan Mutlu (nam-ı diğer Mutu) &lt;br /&gt;İtiraf etmek gerekirse geri dönmek istediğim zamanlar. Sanırım her insanın böyle zamanları vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog tutmamın anlamı da burda gizli, sanırım. Söz uçar ama yazı kalır!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/32801898-115573879604491914?l=ugurshideaway.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/feeds/115573879604491914/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=32801898&amp;postID=115573879604491914&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115573879604491914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/32801898/posts/default/115573879604491914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ugurshideaway.blogspot.com/2006/08/blog-olay-nerden-kt-aaabi-zendim-be.html' title='-Blog olayı nerden çıktı aaabi? - Özendim be kardeşimm!! :('/><author><name>videodrone</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08904478961136717691</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://photos1.blogger.com/x/blogger/1260/3591/320/151118/uur2007.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
