Perşembe, Ağustos 17, 2006

Acı Tatlı Hayat

Güzel bir bahar günü...
...bir öğrenci, esen rüzgarda dans eden ağaca birkaç defa bakıp ustasına sordu:
"Dallar mı hareket ediyor usta, yoksa hareket eden rüzgar mı?"

Öğrencisinin nereyi gösterdiğine bile bakmayan usta gülümsedi...
...ve şöyle söyledi:
"Hareket eden ne dallar ne de rüzgar. Hareket eden kalbin ve aklındır."



Geç bir sonbahar gecesi öğrenci ağlayarak uyandı. Ustası sordu öğrencisine:
- "Kabus mu gördün?
- Hayır.
- Üzücü bir rüya mı gördün?"
"Hayır." dedi öğrencisi. "Tatlı bir rüya gördüm."
- "O halde neden böyle üzgünce ağlıyorsun?"
Öğrenci gözyaşlarını silerken sessizce cevapladı:
- "Çünkü gördüğüm rüya gerçek olamayacak."

(Ji- Woon Kim'e teşekkürler)




Elimizden birçok güzelliğin kayıp gittiğini görüyoruz, zaman zaman. Fakat farkına varıyoruz ki (ya da göremeyecek kadar körüz) yaşam bizim için bir çok süprizi sunmaya hazır; bir çok güzelliğe içkin.
Neden kaybettiklerimizi kazandıklarımızda arıyoruz ki. Neden her üzüntüden, her yıkımdan sonra bir çıkar yol bulma telaşı. Neden acılar her zaman güzellikleri eziyor ve biz soluduğumuz havanın tadına varamıyoruz. Neden nefret aşktan güçlü geliyor; bire çırpıda sevgiler soluveriyor.
Güzelliklere ulaşabilmek için, çok fazla fedakarlıkta bulunmamız gereken bir ilüzyonun içindeyiz. Ustanın da söylediği gibi; bütün bunlar karşısında, "hareket eden kalbimiz ve aklımız". Ağaç da biziz, rüzgar da...

2 yorum:

Alpyre dedi ki...

Sessizlikten bir senfoni dinleyebilir misin?
Yalnızlıktan paylaşım çıkarabilir misin?
Boş duvarda hayalet bir resim mi görebildin?
Yeni birşey değildi gördüğün öyle mi?

Bırakıp kaçmayı da denedin biliyorum,
Hep seninle birlikte geldiler biliyorum...
Ağladın da, güldün de... aptallıklar da yaptın,
Ama peşini hiç bırakmadılar değil mi?

Çünkü onlar seni sen yapanlar,
Gittikçe, geriye sadece korku bıraktılar.

Var olmak nasıldı, bana anlatabilir misin?
"Yeniden denemeye değerdi" diyebilir misin?
Fırtınalar genç dallarını kırdı değil mi?
Her bahar daha fazlasını çıkardın öyle mi?

Asıl o dallardı seni sen yapanlar,
Şimdi seni kırılmış, çıplak bıraktılar,
Sürgünlerin de o kırıklardan çıkacaklar...
Tamam Ağaç sensin... Peki ya Rüzgar?

videodrone dedi ki...

vay canına